Kamuoyu araştırması… Kadınlar ne kadar eşit… Ailede, işte…

Milliyet Gazetesi’nde yer alan haberde IPSOS Türkiye CEO’su Sidar Gedik, Türkiye’de kadın-erkek eşitliğine dair yaptıkları araştırmanın sonuçlarını yazdı.

Gedik’in yazsının tamamı şu şekilde:

“Depremin yasını tutmaya, milyonlarca yurttaşımızın yaralarını sarmaya çalışırken gerçekleşen siyasi çalkantı gündemin ilk sırasına oturdu. Tüm bu baş döndürücü gidişat içinde kadim sorunlar arka planda kaldılar. Kadın hakları sorunu bunlardan belki de en önde geleni. Dünya Kadınlar Günü, 167 yıl önce 8 Mart 1857’de New York’ta kadın dokuma işçilerinin daha iyi çalışma koşulları ve eşit işe eşit ücret talepleriyle başlattıkları grev sırasında çıkan yangında 129 işçinin hayatını kaybetmesi ile başlamış bir mücadele günü, bu nedenle Emekçi Kadınlar Günü olarak da kutlanmasını atlanmaması gereken çok önemli bir detay görüyorum.

HER ON KİŞİDEN ALTISI “KADIN VE ERKEĞE EŞİT DAVRANILMIYOR” DÜŞÜNCESİNDE

Ülkemize dönüp baktığımızda ister istemez daha temel bir noktadan başlıyoruz, kadın-erkek eşitliğinden… Her on kişiden altısı ülkemizde kadın ve erkeklere eşit davranılmadığı düşüncesinde. Bu kadar kötü bir resimde tek iyi nokta böyle düşünenlerin oranında geçen yıla kıyasla yüzde 5 oranında gerileme olması. Kadın-erkek eşitliğini sağlamaya yönelik yeterli yasal düzenlemelerin olduğunu söyleyenler ile olmadığını söyleyenler yakın oranlarda. Ancak uygulamada tablo olumsuz, kadınlara aile içinde veya iş yerinde eşit davranıldığını düşünenler azınlıkta, ancak on kişiden üçü bu şekilde düşünüyor.

ON KİŞİDEN ALTISI KADINLARIN HER ALANDA ERKEK ŞİDDETİNE UĞRADIĞINI DÜŞÜNÜYOR

Kadının karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan biri de uğradıkları şiddet. Her on kişiden altısı kadınların hayatın her alanında erkek şiddetine maruz kaldığını düşünüyor, kadınlar arasında bu oran daha yüksek, her üç kadından ikisi bu düşünceye katılıyor. Kadına yönelik şiddetin cezasız kaldığını düşünenlerin oranı yüzde 68, her dört kadından üçü bu şekilde düşünüyor, alınması gereken önemli bir mesaj daha. Şiddet varken ve cezasız kalıyorken kadınların güvende hissetmemeleri de çok normal, on kadından yedisi dışarıda yalnızken veya yanlarında başka kadınlar varken güvende hissetmiyor.

KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI AZ

Toplumda ekseriyetle kadınların eğitimde, karar almada dezavantajlı oldukları düşüncesi hâkim. Peki kadınların iş yaşamına katılımında biz toplum olarak hangi noktadayız? 10 Şubat 2023’te yayınlanan son işgücü istatistiklerine baktığımızda kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 36,6 olduğunu görüyoruz. Yani her üç kadından ikisi işgücüne dahil değil, işsiz olabilmek için bile öncelikle işgücüne dahil olmak gerekiyor, o üç kadından ikisi işsiz bile değil. İşgücüne dahil olabilen azınlık için de durum çok kötü, erkeklerde işsizlik oranı yüzde 8,2 iken kadınlarda yüzde 14,4. Kadınlarda işsizlik oranı erkeklerin 1.8 katı daha yüksek.

18-25 YAŞINDAKİ 4 KADINDAN BİRİ İŞSİZ

Genç kadınların hali daha vahim, 18-25 yaş grubundaki her dört kadın çalışandan biri işsiz. Daha işin başlangıcında problemli bir noktada olduğumuzu düşünüyorum, her on kişiden altısına göre kadın ailesinden veya eşinden izin almadan çalışma hayatına katılamıyor. Araştırmamıza katılanların çoğunluğu, engelleri aşıp da işgücüne dahil olabilen kadınların işyerlerinde ayrımcılığa maruz kaldıklarını, aynı iş için erkeklerden düşük ücretler ile çalıştıklarını belirtiyor. Kadın hakları sorunu Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken her türlü gelişimin önünde duvar gibi duran bir engel. Toplumun yarısını oluşturan bir kitlenin eşitlikten uzak olduğu, üretimin içinde olamadığı bu tabloda hep konuştuğumuz “çağdaş uygarlıklar” seviyesine ulaşmamız sadece bir hayal.

İvan Gonçarov’un Oblomov romanındaki ünlü cümle geldi aklıma ‘Batıda, hayaller gerçekleştirmek için kurulur, doğuda ise gerçeklerden kaçmak için.’

Kadın-erkek eşitliğine ulaşmak elbette bir hayal olmamalı, ancak gerçekleştirmek için de gerçeği görüp üzerine gitmeye ihtiyacımız var.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*